Türkiye’de Güneş Enerjisinin Kurulu Gücü 12 Yılda 25.827 Megavata Yükseldi

- REKLAM -

Kategoride Diğer

Türkiye’nin Güneş Enerjisi Kapasitesi Hızla Yükseldi

Türkiye, enerji arz güvenliğini güçlendirmek amacıyla yenilenebilir enerji yatırımlarına aralıksız devam ediyor. 2013 yılında sıfır seviyesinde olan güneş enerjisi kurulu gücü, takip eden yıllarda önemli bir ivmeyle artış gösterdi.

Kurulu Güçte Büyük Artış ve Güneşin Payı

641 Kat Büyüme Gerçekleşti

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, 2014’te 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılı Ocak ayı sonunda 25.827 megavat seviyesine ulaştı. Böylece son 12 yılda kurulu güçte 641 katlık bir büyüme kaydedildi.

Toplam Kurulu Güçte Güneşin Payı Artıyor

2014’te toplam kurulu güç içinde güneşin payı binde 1 iken, 2026 başında bu oran %20,9’a çıktı. Böylece, toplam kurulu gücün yaklaşık beşte biri güneş enerjisinden oluşmuş oldu.

Elektrik Üretiminde Güneşin Rolü

Güneş enerjisinin elektrik üretimindeki payı da yıllar içinde ciddi şekilde arttı. 2014’te 17 gigavatsaat olan güneşten elektrik üretimi, 2025 yılı sonunda 38.069 gigavatsaate ulaştı.

Gelecek Hedefleri ve Yatırımlar

120 Bin Megavat Hedefi ve Yeni Yatırımlar

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyelinin çok yüksek olduğunu belirterek, YEKA yarışmaları ve öz tüketim projeleriyle bu alanın geliştiğini vurguladı. Bakan Bayraktar, 2025’te yenilenebilir enerjide rekor kırıldığını ve 2026’nın da yeni bir rekor yılı olacağını ifade etti. 2035 yılına kadar güneş ve rüzgârda 120 bin megavat kurulu güç hedefine ulaşmak için çalışmalar sürdürülecek.

Ayrıca, 2035’e kadar yaklaşık 80 milyar dolarlık yatırım planlandığı belirtildi.

Haberle ilgili görseller için buraya tıklayınız…

- REKLAM -

Son Eklenenler

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Okullarda Şiddetle Mücadele İçin Kapsamlı Önlemler Alınacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullarda meydana gelen saldırılar ve sonrasında yaşanan gelişmelere ilişkin olarak, “Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra; gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin...

İlginizi Çekebilir