25.5 C
Ankara

‘Fabrikamızın mülkiyeti Hazine’nin tahsisi Milli Savunma Bakanlığımızındır’

Sakarya programına Arifiye ilçesinde bulunan Tank-Paleti Fabrikası’nı ziyaret ederek başlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan burada yaptığı konuşmada “Fabrikamızın mülkiyeti Hazine’nin tahsisi Milli Savunma Bakanlığımızındır. Yani burası devletin malıdır, tapusu devlettedir öyle de kalacaktır” vurgusunda bulundu. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan  yaptığı konuşmada: ‘Ana Bakım Fabrika Müdürlüğümüzün kıymetli yönetici ve mensupları, çalışanları, aziz kardeşlerim; hepinizi en kalbi duygularımla hasretle, muhabbetle selamlıyorum.

Sakarya’yı da, Sakaryalıları da gerçekten çok özlemişiz.

Bugün burada Arifiye Ana Bakım Fabrikasında sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Arifiye’deki bu fabrikamız 1973 yılından beri Silahlı Kuvvetleri’mize, ordumuza hizmet veriyor. Yaklaşık 4 yıl önce de bu tesisi Birinci Ana Tamir Fabrika Müdürlüğü adıyla Milli Savunma Bakanlığı bünyesine aldık. Ardından 2019 yılında Milli Savunma Bakanlığımız ve bu Bakanlığımıza bağlı ASFAT ile BMC şirketi arasında imzalanan protokolle fabrikada yeni bir dönemi başlattık. Esasen BMC burada sermayesinin tamamı devlete ait olan ASFAT şirketinin işletmecisi konumundadır. Altını çizerek tekrar ediyorum; fabrikamızın mülkiyeti Hazine’nin tahsisi Milli Savunma Bakanlığımızındır. Yani burası devletin malıdır, tapusu devlettedir, öyle de kalacaktır.

Fabrikanın işletmesini yürüten firma Türk firmasıdır. Burada çalışan işçilerimizin kadroları Milli Savunma Bakanlığımıza bağlı ASFAT’ta bulunmaktadır. Dolayısıyla fabrika kadrosundaki hiçbir çalışanımız hak kaybına uğramamıştır. Üretim eskiden olduğu gibi Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda askerlerimizin kontrolünde devam etmektedir.

Fabrika ile ilgili her türlü denetim yetkisi Milli Savunma Bakanlığımıza aittir. Firmanın yabancı ortağı sadece finansal ortaktır. Hani diyorlar ya; Katar Katar Katar, evet Katar buranın finansal ortağıdır, yüzde 49’yla, yüzde 51 Türk ortaklara aittir. O da az önce sizlere hitap etti ve Fuat Beyin ki şu an itibariyle ülkemizin demir-çelikte en önemli firmalarından bir tanesidir. Fabrikanın fiili yönetiminde herhangi bir burada Fuat Beyin dışında, yani Tosyalı Holdingin dışında bir ortak yoktur.

Fabrikanın işletmesini yürüten Türk şirketinin yönetim yapısı da yakın zamanda biliyorsunuz değişmiştir. Artık buradaki çalışmalar ülkemizin önde gelen demir-çelik sanayicilerinden olan Tosyalı Holding tarafından sürdürülecektir.

Her kim bu fabrikanın satıldığını, hele hele yabancılara satıldığını iddia ediyorsa, bilin ki yalan söylüyor. Yani Bay Kemal, işi gücü akşam yalan, sabah yalan. İşte daha yeni ne diyor? Katar’ın çocuklarını-gençlerini tıp fakültesine biz sınavsız alıyormuşuz; yok böyle bir şey, yok. Buna desek ki gel bunu ispat et, hangi Katarlı öğrenciyi biz üniversitelerimize veya tıp fakültesine sınavsız aldık ispat et. Hukukta bir kaide var, müddei iddiasını ispatla mükelleftir. Eğer iddianı ispat edemezsen namertsin, bunu ispat edeceksin. Yok böyle bir şey, olamaz. Ve sen bizim gençlerimize hakaret ediyorsun, saygısızlık yapıyorsun. Bir gün önce bunu açıklıyorsun, bir gün sonra imtihanlar var; böyle bir şey olabilir mi? İşte buna karşı benim yiğidin mert olduğu Sakarya, hani “kim diyor suya vurulmaz perçin?” Sakarya böyle.

Hele hele bu itham üzerinden her kim ülkemize ve ordumuza iftira atıyorsa bilin ki devlet ve millet düşmanıdır. Nitekim bu fabrikayla ilgili yalan ve iftiraları pervasızca tekrarlayan CHP’nin başındaki bu zat yargı tarafından tazminat cezasına da çarptırılmıştır. Tabii bunlarda yalan söylemek ve iftira atmak konusunda Allah korkusu da, kuldan utanma da olmadığı gibi yargı kararlarına saygı da yoktur. Nitekim aynı yalanları sürekli tekrarlayıp duruyorlar. Milletimiz bu yalancıları 2023 seçimlerinde bir kez daha sandığa gömerek hak ettikleri cevabı verecektir. Bu ara ne diyor? Altı ay sonra diyor seçim var, biz geliyoruz diyor. Sen bu altı ayı daha çok konuşursun. Bizim seçim tarihimiz belli, Haziran 2023. Bu leblebi çekirdek işi değil, siyaset dürüstlük ister. Siyasette dürüst olacaksın, ama dürüstlük bunların semtine uğramamış.

Kardeşlerim; Arifiye’deki bu fabrikamızda Fırtına Obüsü, Poyraz Mühimmat Aracı tasarımı, üretimi ve entegrasyonu çalışmaları yürütülmektedir. Ülkemizde tırtıllı araçlara ait palet ve askı donanımlarının tasarım imalatı ve bununla ilgili yenilemesi konusundaki en önemli entegre tesis buradadır. Bunun yanında fabrikamızda kamu ve sivil kuruluşların optik sistem ihtiyaçlarını tasarlayan bir atölye de yine buradadır. Fabrikamızda yıllarca çeşitli modellerdeki tanklarımızın, Obüslerimizin modernizasyonları, mekanik ve elektronik kalibrasyon hizmetleri yapılmıştır. Ayrıca, Altay tankımızın üretimini de burada yapmayı inşallah planlıyoruz.

Şimdi yazılımdaki gençlerimize sordum, dedim ne zaman bitiriyoruz bu işi. En kısa zamanda diyorlar. En kısa zaman ne zaman, artık bize bunu söyleyin. Tabii kendilerine en sonunda şunu söyledim: Dedim ki, 2023’ün başında bunu yetiştirmeye var mıyız? Siz var mısınız? (“Varız” sesleri) Maşallah. Evet, biz de bütün ekibi inşallah sıkıştıracağız ve hedef buradan Altay’ı bir defa inşallah 2023’ün başında orduya teslim törenini yapacağız.

BMC istihdam ettiği ilave mühendislerin de katkısıyla buradaki diğer faaliyetleri yürütmenin yanında ülkemizin yerli ve milli tank projesini de inşallah gerçekleştirecektir. Her ne kadar burası bir palet fabrikasıysa da, ama inşallah tankı da burada üreteceğiz. Bu donanım da burada var.

Tabii biz bu fabrikanın yabancısı değiliz, yaklaşık 9 yıl önce 15 Kasım 2012’de burada 244. Fırtına Obüsümüzün gövde kaynağını –belki o günü yaşayanlar vardır- sizlerle birlikte atmıştık.  Bu fabrikamızda 2016 yılına kadar 280 Fırtına Obüsü üretilerek Türk Silahlı Kuvvetlerimizin hizmetine verildi. Türkiye’nin sınırlarının korunmasında ve sınır ötesi harekatlarında adeta destan yazan fırtına obüslerinin üretiminde emeği, alın teri olan herkese şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum.

Geçtiğimiz yıl itibariyle yeni nesil Fırtına Obüslerimizin üretimine başladık. İnşallah bundan sonra kahraman topçularımız çok daha güçlü, çok daha donanımlı bir şekilde düşmanlarımızı yer ile yeksan etmeyi sürdürecektir. Libya’da olduğu gibi, Azerbaycan’da olduğu gibi aynen devam edecektir. Türk savunma sanayinin gurur abidesi olan bu fabrikamızı yeni yatırımlarla, yeni insan kaynağıyla, yeni inşallah kabiliyetlerle geleceğe taşımak boynumuzun borcudur, bunu sizlerle başaracağız. İnşallah Altay Tankımızın da kendi sınıfının en ileri sistemleriyle donanmış olarak sahada görev yaptığı günleri yakında göreceğiz. İHA’larımızla, SİHA’larımızla yakında hizmete girecek olan TİHA’larımızla nasıl göklerde destan yazıyorsak, yeni nesil fırtına obüslerimizle, Altay Tankımızla da karada aynı başarılara imza atmakta kararlıyız hiç endişeniz olmasın.

Gelecek nesillere bırakacağımız en büyük miras her alanda olduğu gibi savunma sanayinde de gerçekleştirdiğimiz eserlerimizdir, hizmetlerimizdir, yatırımlarımızdır. Güçlü bir savunma sanayine sahip olmadan istiklalimize ve istikbalimize sahip olamayız, önce bunu başaracağız. Onun için zırhlı taşıyıcıları çok mu çok önemsiyorum, çünkü ona güvenle bakıyoruz. Zira bizi bu alana önem ve öncelik vermeye mecbur eden nedir? Savunma sanayindeki evet güvenilir olmaktır. Kendimiz, dostlarımız ve tüm insanlık için daha güvenli, daha huzurlu, daha adil bir dünya kurmanın mücadelesini yürütüyoruz. Bize ne dediler? Kimlerin dediğini biliyorsunuz zaten. Ne işiniz var Suriye’de? Ne işiniz var Libya’da? Ne işiniz var Karabağ’da? Ne işiniz var Doğu Akdeniz’de? Bunu diyenler ya dünyadan habersiz ya da düşmanın kılıcını çekmektedir. Evet, biz Libya’da da varız, Azerbaycan’da da varız, Suriye’de de varız, Doğu Akdeniz’de de varız, olmaya da devam edeceğiz.

Allah nasip ederse 20 Temmuz’da Kuzey Kıbrıs’tayım geniş bir ekiple orada olacağız. Ve geçen günü Avrupa Komisyon Başkanıyla konuşuyoruz diyor ki, duydum ki Kıbrıs’a gideceksiniz, evet dedim gideceğim. Ya oradan sert mesajlar vermeseniz. Dedim nasıl mesajlar vereceğimi de bana bildirirseniz ben o metni orada okurum. Yani bunlar kimin kim olduğunu hala öğrenememişler. Ya ben bu milletin bir evladıyım, sen Erdoğan’ın ne zamandan beri talimatla konuşma yaptığını öğrendin? Biz hakkımız neyse bu hakkımızı söke söke alırız ve alacağız. Ve Doğu Akdeniz’de Kıbrıs’taki özellikle bütün o denizlerde, oralardaki petrol arama işlemlerimizi yürüteceğiz. Şu anda yürütüyor muyuz? Yürütüyoruz. Sondaj yapıyor muyuz? Yapıyoruz. Sismik araştırmalarımızı yapıyor muyuz? Yapıyoruz. Ve devamlı doğal gazın sinyalleri geldi, şimdi inşallah hedef bir an önce oradan doğal gazı çıkarmak. Ve doğal gazı çıkardıktan sonra da zaten benim milletim çok daha rahatlayacak, çok daha ucuza doğal gazı kullanma imkanını yakalayacak.

Bölgemizdeki dostlarımız ve kardeşlerimiz güven içinde olacak ki, insani ve ekonomik ilişkilerimiz hep daha ileriye taşıyabilelim. Arifiye’de sizlerin yaptığı işte bu büyük mücadelenin en önemli unsurlarından biri olan toplarımızı, tanklarımızı üretmek, çalışır durumda tutmaktır. Rabbim hepinizden razı olsun.

Bu duygularla bir kez daha hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Şu anda üzerinde bulunduğum otobüste BMC’nin. Ve bu otobüsten sizlere hitap etmek de bizim için ayrı bir elhamdülillah zevk, daha iyisi olacak.

Ülkem ve milletim adına her birinize şükranlarımı sunuyorum, kalın sağlıcakla diyor, hepinize Allah’a emanet ediyorum’dedi.

 

- REKLAM -